TakımlarOyuncularSonuçlarPuan DurumuLig Tarihi
Petar Naumoski
Sezonlar
Fenerbahçe 2016-2017
Fenerbahçe 2015-2016
Pınar Karşıyaka 2014-2015
Fenerbahçe Ülker 2013-2014
Galatasaray Medical Park 2012-2013
Beşiktaş Milangaz 2011-2012
Fenerbahçe Ülker 2010-2011
Fenerbahçe Ülker 2009-2010
Efes Pilsen 2008-2009
Fenerbahçe Ülker 2007-2008
Fenerbahçe Ülker 2006-2007
Ülkerspor 2005-2006
Efes Pilsen 2004-2005
Efes Pilsen 2003-2004
Efes Pilsen 2002-2003
Efes Pilsen 2001-2002
Ülkerspor 2000-2001
Tofaş 1999-2000
Tofaş SAS 1998-1999
Ülkerspor 1997-1998
Efes Pilsen 1996-1997
Efes Pilsen 1995-1996
Ülkerspor 1994-1995
Efes Pilsen 1993-1994
Efes Pilsen 1992-1993
Efes Pilsen 1991-1992
Fenerbahçe 1990-1991
Galatasaray 1989-1990
Eczacıbaşı 1988-1989
Eczacıbaşı 1987-1988
Karşıyaka 1986-1987
Galatasaray 1985-1986
Galatasaray 1984-1985
Efes Pilsen 1983-1984
Efes Pilsen 1982-1983
Eczacıbaşı 1981-1982
Eczacıbaşı 1980-1981
Eczacıbaşı 1979-1980
Efes Pilsen 1978-1979
Eczacıbaşı 1977-1978
Eczacıbaşı 1976-1977
Eczacıbaşı 1975-1976
Beşiktaş 1974-1975
Muhafızgücü 1973-1974
İTÜ 1972-1973
İTÜ 1971-1972
İTÜ 1970-1971
İTÜ 1969-1970
Galatasaray 1968-1969
İTÜ 1967-1968
Altınordu 1966-1967

İz Bırakan Oyuncular
Harun Erdenay
Conrad McRae
Petar Naumoski

BASKETBOLDA TARİHİ RANDEVU: AVRUPA KORAÇ KUPASI ÇEYREK FİNALİNDE İLK KEZ İKİ TÜRK TAKIMI KARŞI KARŞIYA 15 Ocak 1996
Aşağısı lacivert, yukarısı lacivert
Biz simdi kimi tutacağız?
Koraç Kupası’nın 24 yıllık tarihinde bugüne kadar sadece iki çeyrek finalist (Efes Pilsen 1989 - 90 ve Ülker 1994 - 95) çıkarabilen Türkiye, bu sezon ayni kupada iki çeyrek finalist birden üretti: Efes Pilsen ve Fenerbahçe... Kaderin garip cilvesi, iki temsilcimiz yari finalist olmak için birbiriyle kapışacak. Böyle bir duruma pek alışkın olmadığımız için (arşivler Türk takımlarının daha önce herhangi bir Avrupa Kupası’nın çeyrek finalinde karşı karşıya gelmediğini söylüyor) ne yapacağımızı şaşırdık. Boynumuza Efes'in kaşkolünü mu dolasak, hançeremizi Fener için mi yırtsak?
Fakat bir de madalyonun öbür yüzü var. Bu eşleşme, bir Türk takımının yari finale yükselmesini garantiye alıyor. Kazanan kim olursa olsun, futboldaki UEFA Kupası’nın basketboldeki versiyonu olan Koraç'ta ilk kez bir yari finalisti bağrımıza basacağız.
Bir tarafta, daha önce Avrupa Kulüpler Kupası’nda finale kadar yükselen ve aldığı basarili sonuçlarla gençler arasında önemli ölçüde taraftar kazanan Efes Pilsen. Diğer tarafta, başlangıçta pek şans verilmeyen fakat genç kadrosuyla zoru başaran Fenerbahçe... 17 ve 24 Ocak tarihlerinde iki kez karsılaşacaklar. Spor sayfalarında teknik özelliklerinden çok, maçların hangi salonda oynanacağı tartışmasıyla yer bulan bu "tarihi" randevuyu Aktüel okuyucuları için büyüteç altına aldık...

YİÐİTER ULUÐ
Bir çeyrek finalin anatomisi

SİLAHLARI
Fenerbahçe
Sari-lacivertli takımın en büyük avantajı seyircisi. Tribün desteğiyle coşan oyuncular tempoyu yükselttiği anda takım "durdurulamaz" hale geliyor. Birebir oyunda etkili Turner - İbrahim ikilisi Fenerbahçe'nin kozu. Oyunun her yönünü oynayan ve bugüne kadar Türkiye'ye gelmiş en zeki pilotlar arasında sayılan Comegys, çember altını çok iyi kullanıyor.
Efes Pilsen
Savunma, savunma, savunma... Efes, kötü oynadığı ve düşük yüzdeli sutlar attığı maçları bile rakibi boğan savunması sayesinde kazanabiliyor. Naumoski'nin hiçbir dış faktörden etkilenmeyen soğukkanlı liderliği ve akil dolu pasları Fenerbahçe'yi çok zorlayacak. Rakip savunma Naumoski'ye konsantre olduğu anda Ufuk, Murat ve Volkan rahatlıkla sayı buluyor.

ZAYIF YANLARI
Fenerbahçe
Üç oyuncu (Turner, İbrahim, Comegys) dışında skorer olmaması büyük eksiklik. Sari - lacivertli takım, skorerlerinin iyi tutulduğu dakikalarda, diğer oyuncuların katkı yapamaması yüzünden "buz kesiyor." Comegys'in yanına ikinci bir uzunu monte edememek, Fenerbahçe'nin sezon basından beri en büyük başagrısı.
Efes Pilsen
Rakip takım iyi ribaund alip tempoyu hızlandırdığında Efes geri koşmakta zorlanıyor. Bu sezon kaybettikleri iki maçta da (Cagiva Varese ve Galatasaray) hızlı hücumlardan bol miktarda sayı yemeleri dikkat çekti. Amerikalı McRae'in çoğunlukla top kesmeye konsantre olması bazen ribaundlarda problem yaratıyor.

ANAHTAR OYUNCU
Fenerbahçe
Sayılarının büyük çoğunluğunu Turner, İbrahim ve Comegys'ten bulan Fenerbahçe'de dördüncü bir ismin devreye girmesi şart. Bu açıdan Erdal’ın performansı çok önemli. Genç oyun kurucu hem tempoyu yükseltmeyi başarır, hem de çift haneli sayılara ulaşırsa çeyrek finale damgasını vurabilir. Erdal’ı bekleyen bir başka zorlu görev de Naumoski'ye baskı uygulamak olacak.
Efes Pilsen
Transfer mevsiminde Fenerbahçe ile Efes Pilsen'in arasını açan Volkan’ın böyle kritik maçlarda ne yapacağı merakla bekleniyor. Milli oyuncu sezon başında geçirdiği sakatlığın ürkekliğini tam anlamıyla üzerinden atabilmiş değil. Volkan’ın Fenerbahçe karşısındaki başlıca sorumlulukları Turner'i savunmak ve tribünlere kulağını tıkamak.

YEDEKLER
Fenerbahçe
Altar, fiziksel dezavantajlarını çok uzak mesafeli atışlarıyla kapatan bir oyuncu. Hicri, skora olmasa bile ribaundlara katkı yapabiliyor. Güray mücadeleyi seven yapısıyla oyuna girdiği dakikalarda arkadaşlarını ateşliyor. Sari - lacivertlilerde yedek bankının en skorer oyuncusu ise Burak.
Efes Pilsen
Biracılar bu yıl kadroyu derinleştirdi. Murat ve Mirsad, bazı maçlarda ilk beste yer aldıkları için her an oyuna girebilecek kadar hazır görünüyorlar. Tamer'i hiç aratmayan ve yürekli oyunuyla "geleceğin pivotu" sıfatını hak eden Hüseyin de önemli bir silah.

KENAR YÖNETIM
Fenerbahçe
Genç koç Murat Özgül hayatinin en önemli sınavlarına çıkacak şüphesiz... Heyecan dozunun yüksek olması, bazı kritik anlarda dezavantaj yaratabilir. Ancak oyuncular tarafından çok sevilmesi büyük avantaj. Özgül'ün göreve gelmesiyle birlikte takımda fedakarlık katsayısının arttığı rahatlıkla görülüyor.
Efes Pilsen
Yıllar önce genç takımda çalıştırdığı oyuncularla bugün Avrupa potalarını sarsan Aydın Örs'e basketbol dünyasında büyük saygı duyuluyor. Riske girmeyi pek sevmeyen "kurt" çalıştırıcı, bu yıl yedek oyuncularını daha fazla kullanıyor. Felsefesini savunmaya dayandıran Örs, tecrübesiyle ağır basıyor.

NASIL OYNAMALI?
Fenerbahçe
Turu geçebilmek için iki maçta da tempoyu arttırmaları, tribünlerin de desteğiyle Efes'i, meşhur savunmasını oturtamadan dengesiz yakalamaları şart. Sari - lacivertli takımda sayı yönünden kısır gözüken power forvet ve oyun kurucu pozisyonlarından daha çok sayı çıkması gerek. Efes Pilsen'in alan savunması uyguladığı bölümlerde Turner ve İbrahim içeri dalarak arkadaşlarına pozisyon yaratmaya çalışacaklar.
Efes Pilsen
Avrupa'da bile övgüyle söz edilen savunmalarını İbrahim ile Turner'in üstünde yoğunlaştıracaklar. Ancak McRae'in de Comegys'i tek başına durdurabilmesi gerek. Naumoski'nin liderliğinde topa daha çok sahip olup Fenerbahçe'yi oyundan soğutmaya çalışmalılar. Top rakibe geçtigi anda savunmaya koşmayı bir refleks haline getiremezlerse potalarında pek çok "bedava" basket görebilirler.

EFES PILSEN
Oyuncu Yas Boy Mevki
-------------------------------------
Petar Naumoski 28 1.94 Oyun kurucu
Bora Sancar 20 1.78 Oyun kurucu
Murat Evliyaoğlu 27 1.92 Guard
Ufuk Sarıca 24 1.92 Guard
Volkan Aydın 27 1.97 Forvet
M. Kemal Bitim 24 2.02 Forvet
Mirsad Türkcan 20 2.06 Forvet
Alpay Öztaş 20 2.05 Forvet
Conrad McRae 24 2.08 Pivot
Tamer Oyguç 30 2.10 Pivot
Hüseyin Beşok 21 2.12 Pivot

FENERBAHÇE
Oyuncu Yas Boy Mevki
-------------------------------------
Erdal Koşan 24 1.86 Oyun kurucu
Altar Tunçkol 26 1.80 Oyun kurucu
Mustafa Abi 17 1.95 Oyun kurucu
İbrahim Kutluay 23 1.92 Guard - forvet
Burak Bıyıktay 32 1.90 Guard - forvet
Henry Turner 30 2.00 Forvet
Güray Kanan 24 1.96 Forvet
Osman Yaycioğlu 26 2.00 Forvet
Gökbörü Aygar 19 2.07 Forvet
Dallas Comegys 31 2.06 Pivot
Hicri Güneri 25 2.05 Pivot


En hayırlı kura
Genç yasta ölen Yugoslav basketbolcü Radivoj Koraç'in adına düzenlenen bu kupada İtalyan ya da İspanyol takımlarının birbirleriyle esleşmesi olağan karşılanıyor. 1991, 92 ve 93'te Koraç Kupası finalini hep İtalyan takımları oynamıştı. Ancak Türk basketbolü için bu sevinç çok taze.
Spor kamuoyunda kulaktan kulağa fısıldanan bir soru var: "Birbirleriyle esleşmeseler, ikisi de daha yukarılara tırmanmayı sürdürebilir miydi acaba?"
Statü gereği A grubu birincisi B grubu ikincisiyle, B grubu birincisi de A grubu ikincisiyle esleşiyor. Kurada Fenerbahçe A grubuna, Efes Pilsen ise B grubuna düştüğüne göre, "Varsayalım İsmail hesapları”nda iki takımın da gruplarında ayni dereceyi almaları gerekecekti. Fenerbahçe'nin grubunu birinci sırada tamamlaması pek mümkün görünmüyordu. Çünkü grupta birinciliğin tartışmasız favorisi, bu kupanın en güçlü kadrolarından birine sahip olan Stefanel'di. İtalyan takımı, Koraç Kupası’nda 1993 - 94 ve 94 - 95 sezonlarında final oynadı. Tecrübeli çalıştırıcıları Bogdan Tanjeviç bu kez mutlaka kazanacaklarını söylüyor. Bu nedenle Fenerbahçe'nin grupta varabileceği en iyi nokta ikincilikti. Zaten bunu da başardılar.
Bu durumda Biracılar'in "Türk Türk'e karşı”dan kaçınmak için grubu ikinci sırada tamamlaması gerekecekti. Ancak o zaman da Efes Pilsen'in çeyrek finaldeki rakibi Stefanel Milano olacaktı ki, İtalyan temsilcisinin ne kadar dişli olduğunu yukarıdaki satırlarda anlattık.
Efes'in Stefanel ile eşleşmesi durumunda Fenerbahçe karşısında meşhur ayakkabı şehrinin takımı Cagiva Varese'yi bulacaktı. Bu ekip, tek tek ele alındığında parlak oyunculardan oluşmuyor ama kusursuz yardımlaşmayla gerçek bir takım oyunu oynuyor. Efes'e İstanbul’da 20 sayıyla yenildikten sonra İtalya’da 24 sayı farkla kazanmaları kendi evlerinde ne kadar tehlikeli olduklarını gösteriyor.
"Her iste bir hayır vardır" derler... Galiba Efes Pilsen - Fenerbahçe esleşmesi basketbolümüz için en hayırlısı oldu.

Seneye tekrar Türkiyedeyim
Efes Pilsen ile anlaşmazlığa düşen Petar Naumoski önümzdeki sezon yine Türkiye'de forma giymek istediğini açıkladı.
Petar Naumoski, hiç kuşkusuz Türk basketbol seyircisinin en sevdiği oyunculardan biri. Uzun yıllar Efes Pilsen forması altında başarıdan başarıya koşan Makedon guard, şimdi yeniden potalara dönme hazırlığı içinde. Avrupa Şampiyonası'nda geçirdiği ağır sakatlıktan sonra uzun bir süre basketboldan ayrı kalan Naumoski, önemizdeki sezon yeniden Türkiye'de oynamak istediğini açıkladı.
Sakatlığının geçtiğini ve Makedonya Milli Takımı'nın Ukrayna ile oynayacağı maçta forma giyeceğini açıklayan Naumoski, ‘‘Ancak şu anda Efes Pilsen ile mahkemem sürdüğü için herhangi bir kulüpte oynayamıyorum. Mahkeme kısa bir süre sonra sonuçlanacak. Play-off döneminde bir takımla anlaşacağımı sanıyorum. Bu arada Türkiye'den de çeşitli teklifler alıyorum. Önümüzdeki sezon kesinlikle burada forma giyeceğim’’ dedi.

27 Kasım 1993
Atina da büyük zafer .... Efes Pilsen Yunanlıların büyük takımı, büyük paralar vererek oluşturduğu takımı, Panathinaikos u 15 (yazı ile onbeş) sayi farkla silip süpürdü: 82-67. Kadrosunda Nick Gallis, Alexander Volkov, Vrankovic, Patavoukas gibi yıldızlara sahip Panathinaikos u kendi sahasında, kendi çılgın seyircisinin önünde sürklase etti. Maçın ilk dakikasından itibaren alıştığımız kontrollü basketbolü ile oyuna hakim olan ve devamlı önde giden Efes Pilsen maçın ilk yarısını da 9 sayı farkla önde bitirdi. İlk yarıda Tamer in dışarıdan attığı isabetli atışlar ile öne gecen Efes, daha sonra maçın tartışmasız yıldızı Ufuk Sarıca nin oyuna ağırlığını koyması ile maçı kazanmasını bildi. Ufuk 37 sayı ile maçın yıldızı olurken, Tamer ve Volkan 14 er, Naumoski 12 ve Richard ise 5 sayi kaydetti. İkinci yari bir ara Vrankovic in sayılar ile farkı iyice düşüren Panathinaikos bir turlu istediği tempoyu tutturamadı. Efes Pilsen ilkyarı ortasından sonra yapmaya başladığı zone savunma, yıldızları kilitlerken (Gallis 13 sayi, Vrankovic 17 sayı, Volkov 10+ sayi), belki de Efes Pilsen e galibiyeti getiriyordu. Maçtan sonra sahaya bilumum bozuk para ve benzeri şeyleri sahaya fırlatan Yunan taraftarlarının bu davranışı için herhalde saha içinde olanlardan çok, 1923 ve 1974 e bakmak gerekiyor. Esasında daha önce bir yazımda, Yunanlıların olay çıkarması dileğinde bulun muştum ve dileğim gerçekleşti. Simdi artık FIBA nın vereceği cezayı merakla bekliyoruz. Maçtan önce yapılanlar da, her zaman ki Yunan misafirperverliğinin güzel bir örneği idi. Naumovski nin Makedon vatandaşı olması sebebiyle uzun sure gümrükte bekletilip, Yunanistan a sokulmamak istenmesi ve otel odasına gelen olum tehditleri, maçın oynandığı salonun duvarına asılmış, üstünde "hoş geldiniz : Türkçe’si hoş geldiniz" yazan eğreti afisin tamamı ile göstermelik olduğunun işaretiydi. Efes bir ölçüde bir gün önce Atina da 15 fark yiyen Fener in intikamın yine 15 fark ile almış oldu. Eğer bir gün önce 28 sayı atan Harun a diğerleri (Ömer,Hüsnü, Levent) biraz daha destek olabilselerdi ve de 34 sayı atan ABD liyi tutulabilseydi, belki de bugün Atina da bayraklar yarıya indirilecekti. Öyle yada böyle , Efes çok büyük bir galibiyet aldı Avrupa da artık Efes Pilsen en iyi 5-6 basketbol takımından biridir, bu galibiyet bunun bir nevi ispati olmuştur.

İsmet Badem 14 Mart 1996
Seviyorum
Basketbolün önlenemez yükselişi isimli romanımın en önemli paragrafını iki güne sığdırdık. Bursa'da muhteşem seyirci korosuyla Tofaş'li basketbolcülerin resitaliyle finale adimizi yazdık. Bir gün sonra da Efes Pilsen ile, oyuncularına yaptığı yatırımın bir bölümünü hakemlere "fon" olarak saklayan Tel Aviv Maccabi'yi paramparça ettik. Hiç bir zaman bizi tutmayan hakemlerin tarafsızca çalan düdükleri ne sayılarımıza, ne de savunmamıza engel olabiliyor. Gerek adam adama gerekse de alan savunmasında devleşen oyuncularımız attığı her basketten sonra Hollandalı hakeme gerekli selamı gönderiyordu. "Bir sandalyeye iki tane basketbolseler" demiştim çağrılarımda. Teşekkürler sevgili basketbol severler. Dun Abdi İpekçi'de 25 bin kişiye yakın seyirci vardı. Kapının önünde de bir o kadar seyirci kaldı. Maça giremeyenler için kapının önüne dev bir ekran koyarak maçı oradan izlemelerini sağlayabilirdik. 28 senede 27 kere İsrail Şampiyonu olmuş, 7 kere Süper Kupa'ya girmiş, 4 kere finale kalmış, 2 kere şampiyon olmuş, kadrosunda 7 tane yabancı asılı oyuncu bulunan 10 milyon dolarlık bir takımı yenersen, aldığım zevki ve heyecanı anlatmam kolay kolay mümkün olmayacak. Hayır hayır, ben anlatılması mümkün olmayacak duyguları duymak istemiyorum. Evet anlatacağım. Bütün Türkiye basketbolle yatıp, basketbolle kalkıyor. Futbolun ensesinde değil, artık önündeyiz. Konuştuğum en popüler futbolcular ve futbol yazarları bile artık rahatça itiraf ediyorlar: "Türk basketbolü Avrupa'da Türkiye’yi , en iyi temsil eden branştır. Bunun içine ekonomi ve siyaset de dahildir." içimdeki basketbol sevgisini ve tutkusunu aşıladığım genç dostlarımı maç sonunda kucaklarken sonsuz gurur duydum ve bütün Türk basketbol severlerini kollarımla kucaklıyormuşum gibi hissettim. Maçın sonunda sevgili Aydın Örs’ü Türk basketbol severleri adına öperken sadece Örs’ü, değil, oyuncularını, idarecilerini ve Efes Pilsen adına hiç bir fedakarlıktan kaçınmayan sevgili Başkan Tuncay Özilhan'ı tekrar tekrar tebrik ediyor, Koraç Kupası'ndan sonra Avrupa Kupası'ni Türk halkına hediye etmelerini istiyorum. Evet sevgili basketbol severler simdi sıra Türk basketbolünün ve Türkiye’nin düşmanı Aris'te. Onları evlerinde de yeneceğiz, Bursa'da da. Koraç Kupası’nı İstanbul’dan Bursa'ya taşıyacağız. iste su anda Abdi İpekçi'de ne imza isteyenler ne de şapkamı kapmak isteyenler var. Tribünler boşaldı, ortalık sakin... Soyunma odasından çıkan Naumoski ve sevgili Doğan Hakyemez yanımda. Bin yıldır birbirine hasret dostlar gibi sarıldık. Hem onların hem de benim gözüme sanki sigara dumanı kaçmış. Kendimizi zor tutuyoruz. Neyse sevgili basketbol severler daha fazla dokunmayın bana. Bırakın da bu geceyi sessiz, sakin, televizyon bile seyretmeden sadece rakip potalara uzanan topları ve binlerce seyircimizin muhteşem tezahüratını yasayarak günüme son vereyim.

Ülkerspor'un tecrübeli guardı Naumoski, Efes Pilsen'den ayrılışıyla ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı.
Ülkerspor'un Makedon guardı Peter Naumoski, geçmiş yıllarda formasını giydiği Efes Pilsen'den kendisine oynanan ayak oyunları nedeniyle ayrılmak zorunda kaldığını söyledi. İtalyan Milano'dan sezon ortasında Ülkerspor'a transfer olan, 1990'lı yıllarda Efes Pilsen forması altında oynadığı basketbolla Türk basketboluna damgasını vuran Makedon guard Petar Naumoski, Efes Pilsen'den ayrılmasıyla ilgili Basketbol Federasyonu'nun resmi internet sitesine çarpıcı açıklamalarda bulundu. Efes Pilsen'in her zaman kalbinde olacağını, Efes Pilsen seyircisini asla unutmayacağını söyleyen Naumoski, "Fakat o dönemdeki antrenörümüz Aydın Örs ile kulüp yöneticisi Pano Natof'u bunlardan ayırmak mecburiyetindeyim. Efes Pilsen o dönemde Avrupa Ligi'nde dörtlü final görememiş ise bunun en önemli sorumlusu bu iki isimdir" dedi.
'Hakkım yendi'
Efes Pilsen Kulübü'nden alacağı paranın büyük bir kısmının, yapılan sözleşme gereği Avrupa Ligi'nde dörtlü finale yükselmelerine veya Türkiye Ligi'nde şampiyonluğu kazanmalarına bağlı olduğunu kaydeden Naumoski, "Ayrılacağım yıl Efes Pilsen'in normal sezonu birinci sırada bitirmesi ve play-off'larda finale yükselmesi durumunda 250 bin dolar almam gerekiyordu. Çünkü böylece Efes Pilsen Avrupa Ligi'ne katılmaya hak kazanıyordu. Bu benim hakkım olan paraydı. Pano Natof o zaman bunları söylemişti. Odada da şahitler Aydın Örs, Tolga Tuğsavul ve Nur Gencer vardı. Ardından ligde finale yükseldik. Ben de Pano Natof'tan hakkım olan parayı istedim. Kendisi yarı final için 30 bin dolar, çok iyi oynadığım için de 30 bin dolar daha teklif etti. Ben de bunları reddettim. Hemen Aydın Örs'ün odasına gidip olanları anlattım. Fakat Aydın Örs hiçbir şey yapamayacağını söyledi. TOFAŞ ile oynanan final serisini düşünmemi, şampiyonluğun ardından bunları tekrar konuşmamız gerektiğini, yapılabilecek bir şey varsa o zaman yapılacağını ifade etti. Verilen sözlerin neden tutulmadığını sorduğumda zaten ipler kopmuştu" diye konuştu.
'Tuncay Özilhan babam gibi'
Bu konuşmalardan sonra TOFAŞ ile final maçlarına çıktıklarını vurgulayan Naumoski, "Final serisini herkes çok iyi biliyor. Ardından ise başkanımız Tuncay Özilhan'a yanlış bir rapor vermişler. Ona çok üzülüyorum. Çünkü Sayın Tuncay Özilhan Türk basketboluna çok şeyler vermiş, olağanüstü bir insan ve başkan. Kendisini ikinci babam olarak nitelendirebilirim. Yabancı oyuncular ile çok yüklü anlaşmalar vardı. Bu yüzden kimse hiçbir şey yapamadı" dedi.
Efes Pilsen'de oynadığı dönemde yanlış yabancı seçimlerinin Avrupa'da dörtlü finale yükselmemelerinde önemli rol oynadığını söyleyen Naumoski, "Efes Pilsen forması ile Aydın Örs ve Pano Natof'un yanlış yabancı seçimi ve taktik hataları yüzünden bu şerefe nail olamadığımı düşünüyorum. Bu nedenle aramızda anlaşmazlıklar çıktı. Her zaman dörtlü finale ramak kala elenmekten kurtulamadık. Bu dönemde yabancı oyunculardan gerekli verimi bir türlü alamadık. Bu yüzden geri kaldığımızı düşünüyorum" diye konuştu.
'Egolarımı bıraktım'
Ülkerspor'un çok kaliteli isimlerden oluştuğunu ifade eden Naumoski, "İtalya'da oynadığım bazı karşılaşmalarda çok yüksek skorlara ulaştım. Ama Ülkerspor'da bu Naumoski'yi görmeyi ben de istemiyorum. Çünkü bu takımda bir dengesizlik yaratabilir. Çok kaliteli isimlerden oluşan bir ekibiz. Bu sene ben bu isimler ile birlikte sezona başlamadım. Bu yüzden kimsenin yerini almak istemiyorum. Benim en büyük amacım bu ekibi toparlamak. İbrahim Kutluay bugüne kadar meziyetlerini bir türlü ortaya koyamamış. Bunu açığa çıkarmak lazım. Onu biraz beslemek gerekiyor. Ben şu anda 35 yaşındayım. Artık bu egolarımı bir kenara bıraktım. Şu anda önemli olan maçlardan sonra benim kaç sayı attığım veya kaç asist yaptığım değil, takımın mutlu olabilmesi" dedi.

Tanrım, ben ne yaptım!
BİR yandan kırılan elmacık kemiğinin, diğer taraftan final - four yolundaki son engel Benetton Treviso maçında takımını yalnız bırakacak olmanın acısını yaşayan Efes Pilsen'in Makedon guardı Petar Naumoski, kendisini sakatlayan Darüşşafakalı Ansley'in dünkü sürpriz ziyaretiyle moral buldu. Üzüntüsü yüzünden okunan Ansley, elinde bir buket çiçekle geldiği Amerikan Hastanesi'nde, "Tanrım ben ne yaptım" dercesine suratını ellerinin arasına alırken, istemeyerek sakatladığı Naumoski'den defalarca özür diledi. Naumoski de Ansley'e ziyareti için teşekkür ederek, bu tip şanssızlıkların her zaman yaşanabileceğini söyledi.
www.milliyet.com.tr/1998/03/21/spor/spo07.html

Petar Naumoski: Başarı için buradayım
Şu anda bulunduğumuz bütün kategorilerde pazarın liderleri arasında yer alıyoruz. Bunu Ülker kalitesi ile lezzetli ürünler sunmamız ve güçlü satış ekibimizin sayesinde tüketicimizin olduğu her yerde olmamıza bağlayabiliriz.
Petar Naumoski, "Ülkerspor, kariyerim için çok önemli bir kulüp. Başarı için buradayım. Ben ve arkadaşlarım el ele verip Ülkerspor'u Avrupa'da ve ligde başarıya taşımak için mücadele edeceğiz" diyor.
Basketbolun yanı sıra siyasetle de uğraşan ve 1 yıldır Makedonya'nın Üsküp bölgesini temsil eden VMRO-DPME Parlisi'nde milletvekili olan Naumoski, muhalefette olan partisindeki çalışmalarıyla ülkesine ve halkına hizmet vermekten gurur duyduğunu belirtti. Hedefinin Ülkerspor'da da büyük başarılara imza atmak olduğunu söyleyen Naumoski, "Beş yıl daha oynadıktan sonra basketbolu bırakmayı düşünüyorum. Bugüne kadar birçok şampiyonluklar yaşadım, ancak bunlara yenilerini ekleyebileceğime inanıyorum" dedi.
Yıllar önce Türkiye'den ayrılmadan önce Namık Polat adını da alan, Makedon ve Türk pasaportlarına, Breil Olimpia Milano takımından sonra yeniden İstanbul'a dönerken İtalyan pasaportunu da ekleyen Naumoski, Ülker Koçu Ergin Amman'ın da kendisi için ayrı bir anlamı olduğunu ifade etti.
Türkiye İkinci Vatanım
Ataman'la İtalya'da Montepaschi Siena'da Saporta Kupası sevinci yaşayan Naumoski, "Türkiye benim ikinci vatanım. Ergin Ataman'la yıllarca çalıştım. Kendisi çok sevdiğim bir çalıştırıcı. Onunla birlikte Ülker'de olduğum için çok mutluyum ve gurur duyuyorum" diye konuştu.
www.ulker.com.tr/ulkerportal/haberler/info.cfm?iid=552






Copyright © 2002-2017 TBLStat